28 Şubat 2013 Perşembe

2013 Saç Kesim Modeller

Modaya ayak uydurmak gerçekten zor. Ama keyifli ve eğlendirici yanlarıda var. 2013 modasından uzak olmak istemeyenler kış aylarında zaten modaya uymak için elinden geleni yaptı. Şimdi ise sıra 2013 bahar moda sında. 2013 yaz aylarına yaklaşmamızda beraberinde yaz havasını daha şimdiden yaşamamıza neden oluyor. 2013 trendlerini oluşturan renklerde 2013 Abiye Elbise Modelleri en çok tercih edilen kıyafetlerden oldu. 2013 modası sadece kıyafetlerde değil tarzlarda da değişikliğe gidilmesine neden oldu. Bal Köpüğü Saç Rengi 2013 yılının saç modelleri arasına girdi. Bal Köpüğü Saç Rengini tercih eden tüm bayanlar bu modadan vazgeçemez hale geldi. 2013 Saç Kesim Modelleri gerçekten muhteşem ve tutku dolu stillerden oluşuyor. 2013 Saç Kesim Modellerini henüz incelemediyseniz bir an önce bahar gelmeden incelemenizi ve kendinize yepyeni bir saç stili belirlemenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü, 2013 yılı moda konusunda farklılıkların yılı olacak.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Sporun Sağlığa Yararları

2013 yılında sağlık alanın birçok yenilikler gündeme geldi. Özellikle son günlerde haberi yapılan SGK tarafından 15 ilacın daha ücretsiz olarak dağıtılacağı haberi herkesi sevindirdi. Kalp damar hastalıkları konusunda birçok ilacın SGK güvencesinde sağlanacak olması sevindiren haberler arasında yer aldı. Erkek Bebek Yapmanın Püf Noktaları 2013 yılında çok sorulan sorular arasına girdi. Erkek bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin Erkek Bebek Yapmanın Püf Noktaları konusuna rehabet gösterdiğide bilinmektedir. Yine bu yıl en çok rastlanan hastalıklardan biride Kireçlenmedir. Bu yüzden kireçlenme ile ilgili sorunu olanların Kireçlenme Nedir? Belirtileri – Kireçlenmeye Ne İyi Gelir? konusu hakkında bilgi edinmesinde yarar bulunuyor. Günümüzde spora gereken önem verilmiyor. Bilgisayar ve televizyona karşısında geçen günler vatandaşlarımıza sağlık sorunları olarak yansıyor. Bu yüzden Sporun Sağlığa Yararları konusu hakkında bilgi edinmekte yarar bulunuyor. Spor yapmak hem sağlığınıza yarar sağlıyacak hem sizi kötü alışkanlıklardan uzak tutacaktır.

22 Şubat 2013 Cuma

2013 Aöf sınıf geçme

2013 yılında eğitim öğretim için oldukça dolu bir yıl olacak. AÖF kayıt yenilemek isteyen öğrenciler için aöf kayıt tarifleri yaklaştı. 2013 aöf öğrencileri için yine harç ücreti yatırma ve bahar dönemi kayıt işlemleri başladı. 2013 Aöf sınıf geçme de bazı değişiklikler yapıldı. Özellikle kredili sisteme geçilmesiyle birlikte öğrenci bütünleme sınavının neden yapılmadığını merak ediyor. Kredili sisteme alışamayan aöf öğrencileri nasıl geçeceklerini anlamaya çalışıyor. Geçtiğimiz yıllarda sadece vize, final ve büt sınavıyla 50 puanı geçme şartıyla sınıf geçiliyordu. Ancak, kredili sisteme geçiş aöf öğrencilerinin kafasını karıştırdı. 2013 yılında en çok konuşulan olay ise okullarda kıyafet serbestliği oldu. Okullarda kıyafetlerin serbest edilmesiyle önümüzdeki yıl yani 2013-2014 eğitim ve öğretim yılında öğrenciler okullara serbest kıyafetlerle gelebilecek. Okullarda kıyafet serbestliğiyle ilgili olarak herkes farklı görüşte olsada kanunun yürürlüğe girmesiyle kabul edilmiş sayılıyor.

Fatura Gecikme Faizleri Ne Kadar?

2013 yılında bilginin daha fazla önem kazandığı bu yıllarda faydalı bilgiler bulmak oldukça zor. Faydalı bilgiler yaşamın her alanında bize yarar sağlayabiliyor. Bu yüzden faydalı bilgileri hiçbir zaman göz ardı edemeyiz. 2013 yılında tatil takvimi çalışanları sevindiriyor. Özellikle Kurban bayramı tatilinin 9 güne çıkabilme ihtimali üzerinde duruluyor. Tabi ki bu ihtimal çalışanları ve 9 gün boyunca memleket ziyareti yapma hevesinde olanları sevindiriyor. 2013 Tatilleri Gösteren Takvim de yaklaşık 20 günlük resmi tatil bulunuyor. Bu tatillerin bir kısmı resmi bayram bir kısmıda dini bayramlardan oluşmaktadır. Faydalı bilgiler demişken Fatura Gecikme Faizleri Ne Kadar? sorusunun en çok sorulduğu bu yılda özellikle faturalarını bile ödemekte zorlanan bir toplum haline geldiğimizi söylemeden geçemeyeceğim. Fatura Gecikme Faizleri Ne Kadar olduğuyla ilgili birçok yararlı bilgiyi okumak mümkün.

diyetler

Fazla kilolarınızı kabullenmek zorunda değilsiniz. Artık başarılı diyet listeleri sayesinde sağlıklı ve hızlı bir biçimde kilo vermek mümkün. Görünüş bizlere hem güven aşılamakta hemde toplumdaki saygınlığımızı arttırmaktadır. Daha iyi bir görünüm için zayıflamak isteyen herkes kısa sürede kilo verebilir. Uzman diyetisyenlerin önerdiği diyet listelerini düzenli olarak uyguladığınızda sizde kısa sürede zayıflayabilirsiniz. Zayıflarken zorlanmadan diyet yapmayı kendinize yaşam biçimi haline getirerek uygulayabilir ve kilo verme konusunda başarılı olabilirsiniz. Zayıflama yöntemleri doğru seçildiğinde her kişi kilo verebilir. Özellikle kişiye özel diyetler ve diyet programları bu konuda çok önemlidir. Diyet listelerini seçerken kendi bünyenizide tanımalı ve bu doğrultuda kararlar almalısınız. Başarısız olduğunuz yılmadan yeni diyet programlarına yönelmelisiniz. Zayıflamak için bazen yaşam şeklinizi değiştirmeniz bile gerekebilir. Diyete başladığınız gün yaşam biçiminizide değiştirmelisiniz. Kilo verme zor ve başarılamaz birşey değil. Herkes gibi sizde zayıflayabilir ve ideal kilonuza ulaşabilirsiniz.

19 Şubat 2013 Salı

Zayıflama yöntemleri

Fazla kilolarınızı kabullenmek zorunda değilsiniz. Artık başarılı diyet listeleri sayesinde sağlıklı ve hızlı bir biçimde kilo vermek mümkün. Görünüş bizlere hem güven aşılamakta hemde toplumdaki saygınlığımızı arttırmaktadır. Daha iyi bir görünüm için zayıflamak isteyen herkes kısa sürede kilo verebilir. Uzman diyetisyenlerin önerdiği diyet listelerini düzenli olarak uyguladığınızda sizde kısa sürede zayıflayabilirsiniz. Zayıflarken zorlanmadan diyet yapmayı kendinize yaşam biçimi haline getirerek uygulayabilir ve kilo verme konusunda başarılı olabilirsiniz. Zayıflama yöntemleri doğru seçildiğinde her kişi kilo verebilir. Özellikle kişiye özel diyetler ve diyet programları bu konuda çok önemlidir. Diyet listelerini seçerken kendi bünyenizide tanımalı ve bu doğrultuda kararlar almalısınız. Başarısız olduğunuz yılmadan yeni diyet programlarına yönelmelisiniz. Zayıflamak için bazen yaşam şeklinizi değiştirmeniz bile gerekebilir. Diyete başladığınız gün yaşam biçiminizide değiştirmelisiniz. Kilo verme zor ve başarılamaz birşey değil. Herkes gibi sizde zayıflayabilir ve ideal kilonuza ulaşabilirsiniz.

17 Şubat 2013 Pazar

Peru ve Şili sahillerinin 161 kilometre

Bilimadamları, yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi için deniz yatağını araştıracak. BBC'nin haberine göre, Aberdeen Üniversitesi'nde görevli bilimadamlarının liderliğini yaptığı ekip, derin deniz çukurlarında gelişen yaşam içinde keşfedilmemiş kimyasalların avına başlıyor. Profesör Marcel Jaspars, ekibin, enfeksiyonla mücadelede “yeni nesil ilaçlar” bulmayı umduğunu belirtti. Bilimadamları yeni antibiyotikler keşfetmek için rafine edilebilecek ve ayıklanabilecek deniz dibi örneğinden benzersiz bakteri ve mantar büyütmeye çalışacaklar. Sonbaharda Pasifik Okyanusu'nun doğusunda, Peru ve Şili sahillerinin 161 kilometre açığında başlayacak olan, AB'nin finanse ettiği 8 milyon poundluk araştırma projesi çerçevesinde Yeni Zelanda ve Güney Kutbu açığındaki derin çukurlar da incelenecek. Proje kapsamında Norveç açığında, Kuzey Kutup bölgesindeki deniz suları da keşfedilecek. ANTİBİYOTİK ÖNCESİ DÖNEME DÖNÜLEBİLİR Bilimadamları, mevcut antibiyotiklerin uygunsuz reçete edilmesinin ve bu ilaçlara çok fazla itimat edilmesinin, dirençli mikropların hızlı artışına neden olduğunu belirterek, etkili antibiyotiklerin yakında tamamen tükenebileceği uyarısında bulunuyorlar. ÇOK BASİT HASTALIKLAR ÖLÜMCÜL OLABİLİR Projenin lideri Marcel Jaspars, “Bu sorunla mücadelede hiçbirşey yapılmazsa, 10 ya da 20 yıl civarında, şu anda tedavisi çok kolay olan enfeksiyonların ve mikropların ölümcül olabileceği, antibiyotik öncesi çağa dönebiliriz” dedi. Jaspars, 2003 yılından bu yana “tamamen yeni” bir antibiyotiğin tescil edilmediğine dikkati çekerek, bunun kısmen, ilaç şirketlerinin karlı olmayan antibiyotiklere ilgisizliğinden kaynaklandığını söyledi. Marcel Jaspars, ortalama olarak kişinin antibiyotiği sadece birkaç hafta kullandığını, ilacın kendisinin ömrünün de 5 ila 10 yıl olduğunu ifade ederek, şirketlerin bu yüzden yatırımlarından çok fazla geri dönüş alamadıklarını kaydetti. Jasper, bilimadamlarının, örnekler üzerinde laboratuvarda 18 ay süreyle çalışacaklarını ve yeni tedavilerin keşfedilmesi halinde bunların 10 yıl içinde kullanılabilir hale geleceğini bildirdi.

Doç. Dr. Torun, aynı zamanda kalbi

Şanlıurfa'da, başındaki kafasındaki kitlenin alınması için hastaneye giden 70 yaşındaki hasta aynı anda beyin, kalp ve estetik ameliyatı oldu. Bozova ilçesine bağlı Yaslıca beldesinde çiftçilik yapan Mehmet Karaçizmeli, yaklaşık 20 yıldan bu yana başının üzerinde bulunan kitlenin büyümesi üzerine Şanlıurfa'da özel bir hastaneye başvurdu. Yapılan incelemede, beyninde tümör bulunduğu belirlenen Karaçizmeli'nin kalp damarlarının da tıkalı olduğu fark edildi. Hastanın yaşı ve kafasındaki kitlenin enfeksiyon kapma tehlikesi nedeniyle aynı anda, estetik ve kalp ameliyatının da yapılmasına karar verildi. Hasta yakınlarıyla yapılan görüşmenin ardından ameliyat konusunda gerekli izinler alındı. Ameliyatla kafatasındaki tümör temizlenen bacağındaki doku da estetik operasyonla başına dikilen hastanın kalbe giden iki damarı ise by-pass ile açıldı. Bir süre hastanede tedavi gören Karaçizmeli, taburcu edildi. "HASTANIN DURUMU İYİ" Özel hastanede görevli Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fuat Torun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Hastanın kendilerine müracaat ettiğinde kafasındaki kitlenin beyin tömörü olduğunu bilmediğini, ancak yapılan incelemede tümörün büyümeye başladığını fark ettiklerini aktaran Doç. Dr. Torun, aynı zamanda kalbi besleyen damarları da tıkalı olan hastanın ameliyatının da oldukça riskli olduğunu belirtti. Bunun üzerine ameliyata alınan hastanın önce tıkalı damarlarının açıldığını ardından kafasındaki tümörlü bölgenin temizlendiğini ve bacağından alınan dokunun estetik operasyonla elma büyüklüğündeki alana dikildiğini aktaran Doç. Dr. Torun, şunları kaydetti: “Kalp ve damar cerrahisi uzmanı ve plastik cerrahi uzmanıyla görüşerek aynı seansta ameliyatların yapılmasına karar verdik. Öncelikle by-pass ameliyatı yapıldı. Daha sonra tümör dokusunu çıkardık. Bu doku aynı zamanda kafa kemiğinde de etkili olmuştu. Kafatasındaki kemiği de temizledik. Total bir şekilde tümörün hepsini boşaltık ve plastik cerrahisi tarafından açıkta kalan dokuya operasyon yapılarak kapatıldı. Daha sonraki takiplerde hastamızın bir sorunu olmadığı anladık ve taburcu ettik.” KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİNDEN HABERİ YOKTU 20 yıl önce kafasında kitle oluştuğunu fakat önemsemediğini anlatan Mehmet Karaçizmeli, tarlada çalışırken söz konusu kitlenin ağaç dallarına çarptığını ve bu nedenle rahatsızlık hissetmeye etmeye başladığını ifade etti. Kafasındaki kitleyi aldırmak için hastaneye geldiğini anlatan Karaçizmeli, “Doktorlar kafamdaki tümürü almadan önce beni kontrol etti. Bana daha önce kalp krizi geçirdiğimi ve en yakın zamanda kalp ameliyatı olmam gerektiğini söylediler. Kalp krizi geçirdiğimi onlardan öğrendim. Haberim yoktu, beni ameliyat ettikler ve sağlıma kavuştum. Onlara teşekkür ederim” şekilinde konuştu.

Mırra sağlık üzerinde olumlu etkilere

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en önemli içeceklerinin başında gelen “Mırra” (Acı kahve) çok sayıda faydasının yanı sıra dikkat toplamada da etkili oluyor. Harran Üniversitesi (HRÜ) Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hayoğlu, konuya ilişkin oldukça emek harcanarak hazırlanan mırranın günümüzde özünden uzaklaşmaya başladığını, tüketim oranının düştüğünü belirtti. /_np/4368/19264368.jpgMırranın asıl lezzetinin yapım aşamasındaki zahmetinden geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Hayoğlu, şunları kaydetti: “Mırra sağlık üzerinde olumlu etkilere sahip. Uyarıcı etkiye sahip olduğu için dikkat toplamada ve konsantrasyon artırmada önemli bir görev üstleniyor. Aşırıya kaçmadan tüketilen mırra, baş ağrısına, selülite ve karaciğer hastalıklarına iyi geliyor. Mırranın, ayrıca uyarıcı, canlandırıcı ve yorgunluk giderici etkisinin yanında içiminin de verdiği farklı bir haz var.” BÖLGE İNSANI VAZGEÇEMİYOR Şanlıurfa'da son zamanlarda daha çok taziye ziyaretleri ve düğünlerde misafirlere ikram edilen, sıra gecelerinin vazgeçilmez içeceği “Mırra”, kentte en çok sevilen içecekler arasında yer alıyor. Hazırlanışı oldukça zahmetli olan “Mırra”, kahve çekirdeklerinin iyice kavrulmasının ardından uzun süre dövülmesiyle toz haline getiriliyor. Daha sonra kaynatılan kahve, süzüldükten sonra tekrar kendine has cezvede kaynatılarak ikrama hazır hale geliyor.

14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle

Kars’ta oturan 47 yaşındaki Yenice Yörük, 2 aydan bu yana diyalize giren eşi 55 yaşındaki Şakir Yörük’e 14 Şubat Sevgililer Günü’nde böbreğini verdi. Kars’ta inşaat ustası olarak çalışan Şakir Yörük, 33 yıl önce Yenice Yörük ile evlendi. En büyüyüğü 26, en küçüğü 23 yaşında 4 çocukları bulunan çift, 33 yıl boyunca sağlıklı bir hayat sürdü. Şakir Yörük, 2 yıl önce gittiği hastanede böbreklerinin işlevini görmez hale geldiğini öğrendi. 2 aydan bu yana diyalize giren Yörük’ün sağlığına kavuşması için eşi Yenice Yörük gönüllü oldu. Tetkiklerin ardından nakil işleminin yapılmasına karar verildi. 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle Şakir Yörük yastığının altında sakladığı kırmızı gülü ameliyata girmeden önce kendine yeni bir hayat veren eşine armağan etti. Erzurum’daki Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi Organ Nakil Merkezi Müdürü Doç.Dr. Bülent Aydınlı yönetimindeki ameliyat öncesi gazetecilere açıklama yapan Yenice Yörük, eşine ’en güzel sevgililer günü hediyesi’ verdiğine inandığını söyledi. Yörük, "Ameliyatın sevgililer gününe denk gelmesi bizim için de unutulmaz bir tesadüf oldu. Umarım eşimle birlikte eski sağlıklı günlerimize döneriz. Ona böbreğimi değil canımı veririm" dedi. Doktorların "Böbrek nakli gerek" dediğinde yaklaşık 25 akrabasının hastaneye giderek doku örneği verdiğini ifade eden Şakir Yörük bunlardan 15’inin uyduğunu söyledi. Eşinin "Benden başkası sana böbreğini veremez" diyerek tüm talepleri reddettiklerini belirten Yörük, şöyle konuştu: "Aynı zamanda akrabam olan eşimi çok seviyordum. Şimdi bu sevgim 10 kat arttı. Eşimin böylesine anlamlı bir davranışı sevgililer gününe denk gelmesi ile daha bir anlam kazandığına inanıyorum. İyi ki onu sevmişim ve iyi ki onunla evlenmişim. Aynı durumda eşim olsa bende onun yaptıklarını yapardım."

GÖNÜLLÜ OLDU Şen ailesinin kızları için çok acil karaciğer nakli

Antalya’da oturan 46 yaşındaki Kader İlkan, arkadaşının 9 aylık kızına karaciğerinden parça bağışladı. Henüz üç aylıkken siroz teşhisi konulan ve kontrol altında tutulan Rümeysa bebek operasyonun ardından sağlığına kavuştu. Terzi 34 yaşındaki Zeynel ve ev hanımı 28 yaşındaki Fatma Şen çiftinin 9 ay önce dünyaya gelen kızları Rümeysa Şen, doğduktan 3 ay sonra vücudundaki kızarıklıklar nedeniyle hastaneye götürüldü. Hastanede siroz teşhisi konulan Rümeysa Şen gözetim altında tutulmaya başladı. Doktorların ’Karaciğer nakli gerekli’ açıklaması üzerine anne ve babadan kan örneği alındı. Baba Zeynel Şen’in karaciğerinde aşırı yağlanma tespit edildi, anne Fatma Şen ise kan grubu uymadığından kızına karaciğerini veremedi. GÖNÜLLÜ OLDU Şen ailesinin kızları için çok acil karaciğer nakli gerektiğini öğrenen anne Fatma Şen’in arkadaşı, ev hanımı Kader İlkan, karaciğerini vermek için gönüllü oldu. Etik Kurul’dan alınan onayın ardından İlkan’ın karaciğerinden alınan bir parça, Rümeysa’ya nakledildi. İnsanları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya çağıran Kader İlkan, "Organ bağışlayarak, bir başkasını hayata döndürmek çok güzel bir duygu. İnsanları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya çağırıyorum. Öldükten sonra değil de yaşarken bir şeyler yapmalıyız" diye konuştu. Anne Fatma Şen ise çocuğuna ikinci bir hayat şansı veren arkadaşına çok teşekkür ettiğini söyleyerek, "Kader arkadaşımın da artık bir kız çocuğu oldu. Artık o Rümeysa’nın ikinci annesi" dedi. 'NAKİL YAPILMASAYDI, BEBEĞİ KAYBEDECEKTİK' Operasyonu gerçekleştiren MedicalPark Antalya Hastanesi Organ Nakil Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş ise hastaya çok acil karaciğer gerektiğine değinerek, şu bilgileri verdi: "Annenin kan grubu nakle uygun değildi, babanın karaciğerinde ise aşırı yağlanma vardı. Bu nedenle yakınlarından verici arandı. Etik Kurul’un da kabul etmesiyle annenin arkadaşından nakil gerçekleşti. Bu naklin özelliği şudur: Biz çok nadir olarak bu tip bebeklere ameliyat yapıyoruz. Çünkü kiloları çok düşük. Ancak operasyon yapmazsak Rümeysa’yı kaybedecektik. Operasyon yapıldı ve Rumeysa’nın durumu çok iyi."

6 Şubat 2013 Çarşamba

MEB Ehliyet Sınavı Değişikliği

Ehliyet alacaklar artık yeni sınav formatıyla karşı karşıya. Normalde 120 soru sorulurken artık 60 soru sorulacak. Bu ehliyet sınavı değişikliği B sınıfı ehliyet alacak kişilere yansıyacak. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı soru sayısının düşmesi üzerine 150 dakika olan sınav süresini de 75 dakikaya düşürdü. Yeni uygulamanın ne gibi sonuçlar doğuracağı önümüzdeki günlerde daha iyi anlaşılacaktır. MEB Ehliyet Sınavı Değişikliği 2013 Artık B sınıfı ehliyet alacaklar 120 soru yerine 60 soru çözecek. Bu değişiklikle soru başı verilen puanlar artmış durumda. Bu yüzden sınava girecek kişilerin daha az yanlış yapması gerekiyor. Ayrıca sizlerin de bildiği gibi yıl içerisinde 6 kez ehliyet sınavı yapılıyor. First Haber MEB bu duruma da el atarak ehliyet sınavlarının yıl içerisinde 7 kez yapılması yönünde değişiklik yaptı. Yeni uygulamaya göre; daha önce trafikte 50 soru varken, soru sayısı 25′e indirildi. Motor sınavındaki soru sayısı 40′da 20′ye ve ilk yardımdaki 30 soru da 15′e indirildi.