31 Aralık 2012 Pazartesi

Gözlere Dikkat

Anadolu Gözlükçüler ve Optisyenler Federasyonu Başkanı Taylan Küçüker, zararlı ultraviyole (UV) radyasyonundan korunmak için kış aylarında da güneş gözlüğü kullanılması gerektiğini söyledi. Küçüker, güneş gözlüğü kullanımının yaz mevsiminde olduğu kadar kışın da göz sağlığı için önemli olduğunu belirtti. Güneş gözlüklerinin, gözü, kar, rüzgar ve yabancı cisimlerden korumak, görünür ışık yoğunluğunu azaltmak ve moda amacıyla kullanıldığını ifade eden Küçüker, gözlüklerin UV ışınlarının zararlı etkilerinden de koruduğunu kaydetti. Kışın yağan karın güneş ışığının yüzde 85-95'ini yansıtarak adeta bir ayna vazifesi gördüğünü aktaran Küçüker, “UV radyasyonu, güneş ışınlarının yüzde 5'ini oluşturmasına rağmen çok tehlikelidir. Radyasyonu göremeyiz ve hissedemeyiz ancak zararlı etkilerini gözlemleyebiliriz. Bu nedenle sadece yazın değil kış aylarında da gözlerimizi güneşin zararlı ultraviyole radyasyonundan korumak için, güneş gözlüğü kullanılması gereklidir” diye konuştu. Füme, yeşil ve kahverenginin en çok tercih edilen güneş gözlüğü cam renkleri olduğunu belirten Küçüker, “Kontrast duyarlılığı olan bu camlar renkleri eşit olarak geçirir, daha doğal ve net görüntü algılanmasını sağlar” dedi. Taylan Küçüker, işportada satılan ürünlerde kimsenin bu standartları garanti edemeyeceğini ifade ederek, güneş gözlüklerinin optisyenlik müesseselerinden garanti belgesiyle alınmasının göz sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi. Güneş gözlüğü satın alırken sıkça sorulan “Koyuluğu iyi mi?”, “Yüzüme yakıştı mı?” gibi sorularla doğru bir tercih yapabilmenin mümkün olmadığını dile getiren Küçüker, güneş gözlüklerinin Türkiye'de daha çok aksesuar amaçlı satın alındığını bildirdi. Küçüker, UV radyasyonunun önlemesi için güneş gözlüğü talebinin az olduğunu belirtti. LENS DE KORUR Küçüker, renklendirilmiş lenslerin de arzu edilmeyen radyasyonu göze ulaşmadan azaltıp önleyeceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Renklendirilmiş lenslerin uluslararası bir standarda göre üretilmesi, bir optisyen ya da hekim tarafından önerilmesi, göz ve görme sağlığını korur, göz ve yüzün yaralanmalara karşı güvenliğini sağlar. Kolaylıkla tutuşmaz, alerji ve tahriş yapmaz, kanserojen ve zehirli bir materyal ihtiva etmez. Trafikte araç kullanırken, sinyal ışık renkleri kolaylıkla fark edilir.”

İngilizceyi unutarak tamamen Galce konuşmaya başladı

Felç geçirdi konuştuğu dili unuttu 81 yaşındaki Alun Morgan 70 yıl önce 10 yaşındayken Galler'den ayrılıyor ve İngiltere'ye yerleşiyor. İngilizce konuşmaya başladıktan sonra hiç Galce konuşmayan yaşlı adamın hayatı felç geçirdikten sonra alt üst oldu. Çünkü İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Galler'den ayrıldığından beri hiç Galce konuşmayan Morgan, İngilizceyi unutarak tamamen Galce konuşmaya başladı. Birkaç defa üst üste inme gelen Morgan'ın durumu, 3 hafta sonra bilincinin yerine gelmesiyle ortaya çıktı. Afazi yani konuşma güçlüğü teşhisi koyulan yaşlı adamın tek dileği tekrardan İngilizce konuşabilmek. Afazi beynin konuşma bölümünü etkileyen bir çeşit beyin hasarı.

30 Aralık 2012 Pazar

doğum kontrol haplarının tetkiklerden sonra kullanılması

Yenicesu, doğum kontrol haplarının Türkiye'de az kullanıldığını dile getirdi. Bu hapların, kişide bazı tetkikler yapıldıktan sonra kullanılması gerektiğini belirten Yenicesu, kişide herhangi bir rahatsızlık bulunmuyorsa uzun yıllar kullanılabileceğini, kısırlık yapmadığını savundu.

Doğum kontrol haplarının, birçok kanseri önlemede faydasının bulunduğunu aktaran Yenicesu, “Bunlar yapılan çalışmalarda da kanıtlanmıştır. Bu hapları kullanan kadınlarda rahim kanseri varsa bu kanserde azalma görülmüştür. Yine kişide yumurtalık kanseri teşhis edildiğinde ve tedavisinde doğum kontrol hapları kullanıldığında yumurtalık kanserinde azalma olduğu saptanmıştır. Çünkü bu hapların yumurtlamayı engelleme özelliği vardır. Ayrıca iyi huylu meme kitlelerini de tedavi etmektedir. Ancak memede kitle varsa bunun iyi huylu olduğu tespit edildikten sonra ilaç kullanılmalıdır” diye konuştu.

Gonca İmir Yenicesu, bu hapların kadındaki bazı hastalıkları tedavi etmesinin yanında bazı sistemik hastalıkları da olumsuz yönde etkilediğini vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

“Bu hapların kullanımına başlayacak hastada bazı tetkikler yapılmalıdır. Çünkü doğum kontrol haplarının içerisinde östrojen ve progesteron hormonları vardır. Bu iki hormon da meme kanserinin altında yatan nedenler arasındadır. Bu hormonların meme kanserini artırdığı yapılan çalışmalarla saptanmıştır. Onun için bu ilaçları kullanmaya başlayacak kişiler, özellikle belirli bir yaştan sonra başlayacak kişiler, mamografi çektirmeli ve detaylı bir muayeneden geçtikten sonra kullanmaya başlamalıdır. Ailesinde meme kanseri bulunan kişiler daha dikkatli olmalıdır çünkü onlar risk grubundadır.”

"KAN PIHTILAŞMASINI TETİKLİYOR"


Doğum kontrol haplarının, 35 yaş üstü, sigara içen kadınların damarlarında kan pıhtısı oluşumunu artırdığını dile getiren Yenicesu, “Obezitesi, kalp ve damar rahatsızlığı bulunanların ve karaciğerlerinde sorun olanların hastalığını olumsuz yönde etkiler, hastalığın artmasına sebep olur” dedi.
Auralı migreni varsa yani ağrıdan öte görme bulanıklığı ve göz kararması yaşıyorsa bu haplarla birlikte kişideki bu şikayetlerin artabileceğini bildiren Yenicesu, normal migreni olanların bu hapları kullanmasında sakınca görmediklerini belirtti.
Doç. Dr. Gonca İmir Yenicesu, doğum kontrol hapı kullanımı sırasında gebelik geliştiğinde ve annenin bundan geç haberi olduğunda, haplar nedeniyle bebeğin olumsuz yönde etkileneceğini de sözlerine ekledi.

29 Aralık 2012 Cumartesi

Kalp pili taşıyan kişilerin ve şeker hastaları

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Osman Çerezci, elektromanyetik radyasyonun yoğun şekilde alınması sonucu hamile kadınlarda düşük ve genetik bozukluk sorunlarının yaşanabileceğini söyledi. Prof. Dr. Çerezci, bilinçsizce kullanılan elektrikli battaniyelerin sinirsel hastalıklara neden olduğunu belirterek, gün boyunca yorulan insan bedeninin elektrikli battaniyeler nedeniyle akıma maruz kaldığını ve bunun da bazı hastalıklara yol açtığını anlattı. Elektrikli battaniyeleri kullanırken fişinin mutlaka çekilmesi gerektiğini vurgulayan Çerezci, fişe takılı olarak yatağa girildiğinde vücudun aşırı miktarda manyetik alana maruz kaldığını, bunun da baş ağrısı, uyku düzensizliği, huzursuzluk, stres gibi rahatsızlıklara neden olduğunu ifade etti. Çerezci, elektrikli battaniyelerin vücudun elektriksel sistemine zarar verdiğine dikkati çekerek, “Elektrikli battaniyeler fişten çekilmediği zaman ışınlama yapmaya devam eder. İnsanlar yatağa dinlenmek yorgunluğunu atmak için giriyor, dinlenemezse sağlık açısından büyük sıkıntı yaşarlar” diye konuştu. Kalp pili taşıyan kişilerin ve şeker hastalarının elektrikli battaniyeleri kullanırken dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Çerezci, söz konusu battaniyelerin hamile ve çocukları da olumsuz etkilediğini bildirdi. “Başka hastalıkları bulunan kişilerin diğer insanlara oranla etkilenme ve zarar görme olasılığı daha fazladır” diyen Çerezci, “Hamile kişilerin bağışıklık sistemi etkileniyor. Hamile kadının, hamileliği süresince dinç olması lazım. Eğer kişiler elektrikli battaniyeleri fişe takılı şekilde uyursa, uykuyu normal şekilde almadığı için bitkin düşer. Elektromanyetik alanın yoğun şekilde alınılması sonucu hamile kadınlarda düşük ve genetik bozukluğa varıncaya kadar sıkıntı olabilir” ifadesini kullandı. "ELEKETRİKLİ ISITICILARI 2 METRE UZAKTA TUTUN" Çerezci, elektrikli ısıtıcıların belli bir uzaklıkta bulundurulması gerektiğini dile getirerek, elektrikli cihazların 1,5-2 metre mesafede bulundurulması gerektiğini anlattı. Mikro dalga fırınlarınların kullanılmasında da dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Çerezci, “Bu aletler, önem isteyen aletlerdir. Fırınların en kalitelisi bile sızıntılar yapabiliyor. Bu fırınların arkasında ve yakınında durulması özellikle gözlere büyük zarar veriyor” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Çerezci, söz konusu cihazların çocukların erişemeyeceği alanlara konulması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Evlerdeki mikro dalga fırınlar çocukların baş hizasında tutulmamalı, daha yüksekte olmalı. Fast food şirketlerinde çalışan personel maalesef risk altında çalışıyor. Çünkü bu fırınlara çok yakın çalışıyorlar. Fırınlara yakın durulduğunda oradan gelen manyetik alan insana zarar veriyor. Isınayım derken vücudu tahrip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Yanlış Diyetlerden Uzak Durun

Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Klinik Şefi Prof. Dr. İbrahim Tekeoğlu, “mucize diyet” adı verilen yöntemlerin son derece sağlıksız olduğunu belirterek, kilo vermenin tek yolunun beslenme biçiminin değiştirilmesi olduğunu söyledi. Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen “Romatizmal Hastalıklarda Egzersiz ve Beslenme” konulu konferansta konuşan Tekeoğlu, doğru beslenme biçiminin romatizma hastalarında belirtilerin iyileşmesine yardım edeceğini anlattı. Kas, kemik, eklem ve bağlarda ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve şekil bozukluğuna neden olan tıbbi hastalıklara “romatizmal hastalık” denildiğini belirten Tekeoğlu, “Romatizma denen tek bir hastalık yoktur. Romatizma, çok sayıda hastalığı kapsayan bir tanımdır. 200'ün üzerinde türü vardır” şeklinde konuştu. Romatizmal hastalıklarda doğru beslenmenin önemine dikkati çeken Tekeoğlu, “Kadınlar romatizmal hastalıklardan daha sık etkilenmektedir. Yaş ilerledikçe romatizma sıklığı artar. Bazı romatizmal hastalıklar ise erkeklerde ya da gençlerde daha sık görülür. Romatizmal hastalıklar çocukluk çağında da görülebilmektedir” diye konuştu. Romatizma hastalarının egzersiz yapmalarının kendileri açısından faydalı olacağını dile getiren Tekeoğlu, egzersizin eklemlerin çevresindeki kasları güçlendirdiğini, kemik ve kıkırdakların daha fazla zarar görmesini önlediğini bildirdi. Tekeoğlu, romatizma ile mücadelede bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Ailede romatizma var mı? Fazla kilo var mı? Beslenmeye balık, zeytinyağı, yumurta ekleyin, yağda kızartma ve şekerli gıdalardan uzaklaşın. Günde 2 litre su için. Dişlerinizi kontrol ettirin, diş çürüğü ve diş kaybını önleyin. D vitamini takviyesi alın, kemikleri güçlendirin. Hastalık aktifken fazla hareket etmeyin. Mucize diyetler adı verilen yöntemler son derece sağlıksızdır, kilo vermenin tek yolu beslenme biçiminin değiştirilmesidir. Soğuk ve nemli ortamlardan kaçının. Sigara kullanmayın. Stresten uzak durun. Fizik tedaviye önem verin. Ağrıları giderir, eklem hareket açıklığı ve kas gücünü artırır.”

28 Aralık 2012 Cuma

Kısa boylu tansiyonlu

Kısa boylu tansiyonlu köylüler Giresun Yaraş Köyü’nde kısa parmaklı, kısa boylu kişilerdeki yüksek tansiyonla ilgili yapılan bir araştırmayı duyan Alman profesör, ekibiyle köye geldi. Genler incelendi. Tansiyon düşürülmeye çalışıldı. Bu hikâyeyi de ABD’li bir yazar kaleme aldı. HACETTEPE Üniversitesi’nden Prof. Nihat Bilgunturan, 1970’li yıllarda, Giresun’un Tirebolu Yaraş Köyü’nde kısa boylu ve kısa parmaklı 50 yaş altı kişilerin yüksek tansiyon nedeniyle erken öldüğünü tespit edip bu konuda makale yayınladı. Almanya’daki bir toplantıda konu edilen makale üzerine harekete geçen Prof. Friedrich C. Luft başkanlığındaki Max-Delbrück Merkezi’nden bir ekip Giresun’a gidip köylülerden kan örnekleri aldı. Bu hastalığın sadece Türkiye’de olmadığını belirten ekibin proje sorumlusu Dr. Sylvia Baehring ve Dr. Atakan Aydın, Türkiye’deki ailenin tüm bilgi ve sağlık haritasını çıkarttı. BERLİN’E DE GİTTİLER Yaraş Köyü’ne giderek sağlık sorunu olan köylülerin yaşam hikayelerini dinleyen ve araştırma yapan bilim adamlarının çalışmalarına katılan Amerikalı Yazar Russ Hodge, ‘Kısa Parmaklı Şovalye’ adlı kitap yazdı. Tesadüf eseri 150 yıl önce Yaraş Köyü’nde hastalanan ninenin yaşamından başlayarak daha sonra dünyaya gelen yüksek tansiyonlu, kısa boylu ve kısa parmaklı köylülerin yaşam hikâyesi, bilim adamlarının köye giderek yaptıkları araştırma, köylülerin tedavi olmak üzere Berlin’e gelişleri esnasında ilk kez uçağa binme heyecanı ile Berlin izlenimleri kitapta anlatılıyor. Kromozom 12’ye bakıyoruz KÖYLÜLERLE Alman meslektaşlarının iyi bir dostluk kurduğunu belirten Dr. Aydın, “Tansiyonun belirli düzeyde kalması için Berlin’den Tirebolu’ya ilaç gönderiyoruz. Giresun’un Tirebolu İlçesi Yaraş Köyü’ndeki 5070 kişiyi mercek altına aldık. Bu otozomal dominant hastalığın kromozom 12’de olduğunu tespit ettik. Hastalığın oluşması için fonksiyonel değişikliğin kromozom 12’deki alanı daha da daraltarak kısa kol loküsünde lokalize edebildik. Şu anda da kısa kolun kromozomal bozukluklarını ve genleri araştırıyoruz” dedi.

mahalledeki bir işyerinden alınan tavuk

Adıyaman’da, gece yedikleri tavuk dönerden zehirlenen 9 kişi hastanelik oldu. Tedavilerine başlanan 1’i henüz 3 günlük bebek 9 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Bahçecik Mahallesi’nde meydana geldi. Önceki gün doğum yaparak bir erkek bebek dünyaya getiren Ayşe Atlamaz’ı yakınları dün gece ziyarete gitti. Ziyarette Atlamaz ve yakınlarına, mahalledeki bir işyerinden alınan tavuk döner dürüm ikram edildi. Ayşe Atlamaz ve yakınları sabah saatlerinde kusma ve karın ağrısı şikayetiyle komşularından yardım istedi. Komşular sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine eve gelen sağlık görevlileri 7’si çocuk 9 kişiyi ambulanslarla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Tedavisine başlanan Atlamaz ailesi ve yakınlarının genel sağlık durumlarının iyi olduğu bildirilirken, anne sütü yoluyla zehirlendiği saptanan 3 günlük bebeğin ise bir süre doktor gözetiminde tutulması kararlaştırıldı. Ailenin yedikleri tavuk dönerden zehirlendiklerini söylemesi üzerine, evde bulunan dönerden de numune alınarak tahlil için Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü laboratuvarına gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

12 Aralık 2012 Çarşamba

Tesettür Modelleri 2013

Tesettür kullanan bayanlar için 2013 yılında en yeni tesettür modelleri çıkmış bulunmaktadır. Tesettür modelleri her renkten ve her desenden modellerden oluşmakla birlikte, 2013 tesettür modelleri ve eşarp modellerinden herhangi birini seçebileceğiniz gibi tavsiyem en az 4-5 tane tesettür modeli alarak farklı zamanlarda farklı modeller kullanmanızdır. Tesettür kullanan bayanlar için en önemli nokta ise kıyafetiyle uyumlu olmasıdır. 2013 tesettür modelleri bu konuda oldukça başarılı üretilen tesettür modelleridir. Bu yüzden 2013 eşarp modellerine bakmanızı tavsiye ederim.

11 Aralık 2012 Salı

Samsung Galaxy S3 Alınır mı?

Samsung akıllı telefonlar arasında en iyilerden biri olan Samsung Galaxy S3'ü çıkardığı günlerden bugüne kadar övgüler alıyor. Samsung Galaxy S3'ün fiyatı düşmekle birlikte satışların dahada arttığı görülüyor. Samsung Galaxy s3 almayı düşünenler için Samsung Galaxy s3 incelemesini takip ederek Galaxy S3 hakkında tam bir bilgiye sahip olabilirsiniz. Ayrıca Samsung Galaxy s3 fiyatlarınıda öğrenerek size en uygun ödeme koşulları sunan mağazadan S3 satın alabilirsiniz. Samsung Galaxy s3'in piyasada bulunan en zarif ve en özellikli telefonlardan biri olduğu gerçek. Samsung Galaxy S3 çıktığı günlerde 2 bin tl fiyatlarında satılırken, günümüzde 1299 TL ye kadar Samsung Galaxy s3 bulabilmek mümkün hale geldi. İlerleyen tarihlerde Samsung Galaxy s3 fiyatının biraz daha düşeceği düşünülüyor.

10 Aralık 2012 Pazartesi

2013 Diyanet vakfı burs başvurusu

Öğrencilik dönemi maddi açıdan en fazla zorlukların yaşandığı dönemdir. Öğrencilik döneminde burs bulmak tüm öğrencilerin hayalidir. Özellikle üniversite öğrencilerinin masrafları ve maddi açıdan çektiği sıkıntıların daha fazla olduğunu söylemek mümkün. Bunun için öğrenciler için tüm burs veren vakıflara başvurmalarında yarar var. Diyanet vakfıda bunlardan biridir. Diyanet vakfı burs başvurusu 2013 yılında da devam ediyor. Burs başvurusu yapan öğrencilerden en fazla ihtiyaç duyulduğuna inanılan öğrenciler kontenjan dahilinde burs almaya hak kazanırlar. Diyanet vakfı burs başvurularını değerlendirir ve bursları her ay düzenli olarak öğrenciye özel hesaba yatırmaktadır. Umarım burs başvurusu en fazla ihtiyacı olan öğrencilere çıkar. Sizde diyanet vakfı burs başvurusuna katılabilirsiniz.

9 Aralık 2012 Pazar

Altın Fiyatları Aralık Ayında Ne Olacak?

Altın fiyatları sürekli değişiyor. Son zamanlarda altın fiyatları bir yukarı bir aşağı ivme kazanıyor. Buda altın yatırımcılarına birçok fırsatı beraberinde getiriyor. Altın fiyatları son olarak ons fiyatı 1752^'ye yükselmişti. Bugün saat 15:15'de 1706 dolara düşen altının ons fiyatı şuan itibariyle 1712 dolar seviyesinde işlem görüyor. Gram altın ise 99 TL olarak belirleniyor. Altın fiyatları aralık ayında ne olur? sorusu en çok merak edilen sorulardan biri. Altın fiyatları aralık ayında düşeceği uzmanlar tarafından söylenen tahminler arasında. Ancak, 2013 başlangıcında altın fiyatlarının yükseleceği düşünülüyor. Altın fiyatı aralık ayında düşeceği söylensede, 2013 yılının ilk çeyreğinde yükseleceği yine ekonomi uzmanları tarafından yapılan tahminler arasındadır.

8 Aralık 2012 Cumartesi

2012-2013 Sezonu

2012-2013 yılında Fenerbahçe ve Galatasaray Avrupa kupalarında iyi durumda devam ediyor. Galatasaray son olarak M.Ünited'i kendi sahasında 1-0 yenerek UEFA Avrupa kupalarını garantilerken, Şampiyonlar liginide büyük olasılıkta tur atlayacak. Fenerbahçe ise UEFA Avrupa liginde grup birincisi olarak bir üst tura çıkmayı garantiledi. 2012-2013 sezonu takımlarımız için gayet iyi giderken üst turda daha zorlu rakiplerle karşılaşacaklar. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarındaki iyi durumu Türkiye A milli takımı için söylenemesede futbolda olmayacak durum yoktur diye düşünerek Türkiye'ninde 2014 Dünya kupasına gitmek için şansının halen olduğunu söylemek mümkün.

7 Aralık 2012 Cuma

Eray Demirkol Kim Milyoner olmak ister?

Kim Milyoner olmak ister yarışmasında bu hafta yine ilginç bir olay yaşandı. Yarışmaya ünlü bir isim katıldı. Süper Baba dizisinin Alim'i Eray Demirkol Kim Milyoner olmak ister? yarışmacısı oldu. Yarışmada ilk soruda elenen Eray Demirkol, Kim Milyoner olmak ister? yarışmasından ilk soruda elenerek birçok kişiyi hayal kırıklığına uğrattı. Kim Milyoner olmak ister yarışmasına katılarak uzun aradan sonra ekranlarda gördüğünüz Eray Demirkol, Kenan Işık karşısında heyecanlandığını ve bu yüzden Kim Milyoner olmak ister yarışmasında ilk soruda yanlış cevap vererek elendiğini söyledi. Kim Milyoner olmak ister? yarışması son zamanlarda ilginç yarışmacı, ilginç sorularda tuhaf cevap veren yarışmacı ve Kenan Işık'ın yarışmacılara sitem etmesiyle oldukça fazla medyada yer almaya başladı. Haber sitelerinede konu olan Kim Milyoner olmak ister? yarışması önümüzdeki günlerde heyecanla takip edilmeye devam edilecek bir yarışma haline geldi..

6 Aralık 2012 Perşembe

Okullarda Kıyafet Serbest

Yıllardır öğrenciler tarafından kıyafet serbestliği isteği sonunda getirildi. Artık okullarda öğrenciler her istediği kıyafeti belli ölçü ve kurallara uymak şartıyla giyebilecek. Okullarda kıyafet serbest mi oldu? şeklinde şaşıran birçok kişi var. Ama evet yeni yönetmeliği göre okullarda öğrenciler üniforma giymek zorunda olmayacak. Öğrenciler belli şartlara uymak şartıyla istedikleri kıyafetleri giyebilecek. Okullarda kıyafet serbestliği ise velileri ikiye böldü. Bir takım veliler kıyafet serbestliğini olumlu karşılarken, bir takım veli ise kıyafet serbestliğinin öğrenciler açısından birçok sorunu beraberinde getireceğini düşünüyor. Öğrenciler ise durum memnun gözüksede, zengin fakir ayrımının okullarda başlayabileceği ve ailesi zengin olanların daha fazla kıyafet alabileceği fakir öğrencilerin ise kendilerini kötü hissederek psikolojik sorunlar yaşayabileceğini belirtiiyor. Konuyla ilgili tartışma ve yorumlar devam ede dursun okullarda kıyafet serbestliği resmi olarak getirildi.